
Summerwater, İskoçya’nın sisli ve yağmurdan asla usanmayan bir göl kıyısındaki kabin parkında geçen tek, upuzun bir günü anlatıyor. Gün, gri bir bulut tabakasının sabaha tamamen sahip çıkmasıyla başlıyor; göl yüzeyi, mermi gibi yağan damlaların çizdiği mikroskobik desenlerle nefes alıp verirken kabinlerin içindeki hayatlar aynı ritimde ama ayrı ayrı akıyor. Her aile, tatil için “kaçış”a gelmiş; ama kaçtıkları şeyler bavullarının en üstünde onlarla birlikte: bitmeyen evlilik tartışmaları, sıkışmışlık hissi, ekonomik kaygılar, yurttaşlık ve aidiyet yaraları, çocukların hızlı büyüyüp ebeveynlerin hazırlıksız kaldığı o anlar.
Benim hükmüm? Summerwater, yağmuru fon değil oyuncu yapan; suyu ayna değil hikâye ortaklığına çağıran bir iş. Ekranı kapattığınızda bile kulaklıklarınızda yağmur, içinizde bir cümle kalıyor: “Bir yere sığmazsan göle bak.” Üstelik mizahı hiç unutmuyor; bazen en ciddi tartışmanın ortasına lastik çizme gibi ‘şap’ diye düşen bir espriyle yüzünüzü güldürüyor. Kısacası, akış platformunuzda “sessiz görünen ama uzun süre konuşacağınız” bir dizi arıyorsanız, buyurun göl kıyısına: Yağmur başladı, hikâye de.
0 Yorum (Popüler)
Lütfen yorumlarınızı saygı kuralları çerçevesinde yapınız.Yorum yapabilmek için üye olmalısın.
Giriş Yap